El emri Bil Maruf Ven-nehyi Anil Münker(İyiliği Emredip, Kötülüğ

- Nu’man İbn-i Beşir(Radıyallahu Anhüma) dan rivayete göre, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın (menettiği) sınırları üzerinde duran (haramları işlemeyen) kimse ile, o sınırların içine düşen kimselerin hali, bir gemi halkının hali gibidir ki, onlar gemi üzerinde kur’a attılar. Bazısına geminin üstü düştü, bazısına da altı (anbar kısmı) isabet etti.
Geminin alt kısmında bulunanlar sudan almak istedikleri zaman yukardakilerin üzerine uğruyorlardı. Bunlar (kendi kendilerine): Biz nasibimiz olan anbarda bir delik açsak (ezalanmamış) ve üstümüzdekilere eza (eziyet) vermemiş oluruz, dediler. Şimdi üst kattakiler bu aşağı kattaki insanları bu dilekleriyle başbaşa bıraksalar, hepsi helak olurlar. Fakat onların (cinayet işleyecek) ellerini tutsalar hem kendileri kurtulur, hem de onlar (mücrimler) toptan kurtulurlar.”(Buhari, Şirket:6, Tirmizi, Fiten:12, Ahmed ibni Hanbel:4/268, 269, 270, 272)

- Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anh) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in: “Sizden herhangi biriniz bir kötülük görürse onu hemen eliyle değiştirsin, eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle değiştirsin. İmanın en zayıfı da budur.” buyurduğunu işittim. (Müslim, iman:78, Ru’ya:2-6, Buhari, ilim:28, Tabir:3, 10, 26, 46, Ebu Davud, Melahim: 17, Tıb:24, Tirmizi, Ru’ya:l, 5, 7, 10, Nesefi, iman:17:17, Darimi, Ru’ya:5, 6, Muvatta’, Ru’ya:4, Ahmed Ibn-i Hanbel:2/104)

Bu hadisi şerife dayanarak ulema: “Emri bilmaruf üç mertebedir” demişlerdir.

1. Elle yapılan: Bu, müminleri idare edenlerin vazifelerindendir.
2. Dille yapılan: Bu, Mimlerin vazifelerindendir.
3. Kalple yapılan: Bu da kalple buğz etmekten başka bir şeye gücü yetmeyen acizlerin işidir.
Dürre (Radıyallahu Anlı) şöyle buyurdu: Bir kere Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selem) mescidde bulunuyorken yanına girdim ve insanların en takva sahibi olan kimdir? diye sordum. 0 da: “iyiliği en çok emreden, kötülükten son derece nehyeden ve rahmi en çok vasleden (yakınlarıyla en çok ilgilenen) leridir.” diye cevap buyurdu. (Ali el Müttaki, Kenzül Ummal: 3/689, No.8474)

- Sevban(Radyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Her kim iyiliği emreder, kötülükten nehyederse, o yer yüzünde Allalın halifesidir, kitabının da halifesidir, Resulünün de halifesidir. “ (Deylemi, Firdevs :3/586. No.5834)

- Kays İbn-i Ebi Hazim şöyle anlattı: Bir kere Ebu Bekr (Radıyallahu Anh) Allah’a hamdettikten sonra şöyle demiştir: “Ey insanlar! Siz; “Ey iman edenler! Siz kendinize düşene bakınız. Hidayet yolunda olduğunuz zaman sapıtan kimse size zarar veremez.’ (Maide Suresi:105 den) ayetini okuyorsunuz (ve hükmünün genelliğini sanarak iyiliği emretmeyi ve fenalığı menetmeyi bırakıyorsunuz). Halbuki biz Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem) den şu buyruğu muhakkak işittik: “Şüphesiz, insanlar kötü bir şeyi görüp de menetmedikleri zaman Allah’ın onlara umumi bir ceza vermesi çabuklaşır (veya yaklaşır).” (ibn-i Mace, Fiten:20)


- Resulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den rivayet edildiğine göre:
“ümmetimden bir takım insanlar günahkarlara yağcılık ettikderinden ve ellerinden geldiği halde onlan kötülüklerden menetmediklerinden kıyamet günü kabirlerinden Allah (-u Tealan) in huzuruna maymun ve domuz suretlerinde haşredileceklerdir.” (ismail Hakkı Bursevi Ruhul Beyan: 2/74)

- Yeman (Radıyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Nefsim Kabza-i Kudretinde olan (kudret elinde bulunan Allah-u Tealay) a yemin ederim ki, elbette iyiliği emredecek ve mutlaka kötülükten menedeceksiniz, ya da yakında Allah (-u Teal) sizlerin üzerinize kendi tarafından bir azap gönderecektir. Sonra, siz ona dua edeceksiniz de dualarınız kabul edilmeyecektir.’’ (Tirmizi, Fiten, 9)

Hazreti Ali (Radıyallahu Anh) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Cihadın en üstünü iyiliği emredip, kötülükten nehyetmektir.”(Nesefi:1/ 174)

Süfyan-ı Sevri(Radıyallahu Anh) buyurmuşturki: Bir insan bütün komşuları tarafından sevilir, ve bütün arkadaşlarınca öğülürse, anlayın ki, o yağcıdır. (gerçekleri söyleseydi mutlaka kendisini sevmeyenler olacaktı, her kes kendisini sevdiğine göre, onlara hakikatleri söylemediği anlaşılmaktadır.)

Yorum Yaz